Edremit

Orman Yangınlarıyla Mücadele Yerleşim Planlamasıyla Başlıyor

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneğince yürütülen “İklim Afetlerine Karşı Topluluk Direnci ve Hak Temelli Savunuculuk” projesi kapsamında, “Orman Yangınları ve Yerleşimler” başlıklı söyleşi düzenlendi.

Altınoluk’ta gerçekleştirilen etkinlikte, iklim kriziyle şiddetlenen orman yangınlarının kentleşme, yapılaşma ve yerel afet hazırlığı ile ilişkisi masaya yatırıldı.

Söyleşide konuşan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Başaran Uysal, orman yangınlarının yalnızca yangın söndürme ve acil müdahale boyutuy ele alınamayacağını belirtti.

Uysal, iklim değişikliğinin etkilerinin geleceğe ilişkin bir risk olmaktan çıktığına dikkati çekerek, kentlerin ve kırsal yerleşimlerin bugünden değişen iklim koşullarına uyum sağlayacak biçimde yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

Yerleşim alanlarının orman ve tarım arazileriyle giderek daha fazla iç içe geçtiğini ifade eden Uysal, dağınık ve yol boyunca gelişen yapılaşmanın yangın çıkma riskini yükselttiğini ve müdahaleyi zorlaştırdığını aktardı.

Altınoluk ve çevresinde yapılaşmanın yüksek eğimli alanlara ve orman sınırlarına doğru genişlemesinin ciddi bir risk oluşturduğuna işaret eden Uysal, bu alanlarda yalnızca binaların değil; yangın anında araç erişimi, altyapı ve tahliye olanaklarının da güçleştiğini söyledi.

– “Savunulabilir yerleşimler” ile kayıplar azaltılabilir

Dünyadaki “yangına dirençli yerleşim” uygulamalarından örnekler veren Prof. Dr. Uysal, riskli bölgelerde binaların çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, ağaç ve çalıların yapılardan belirli uzaklıkta tutulması ve yangına dayanıklı malzeme kullanılmasıyla yangının yayılma hızının düşürülebileceğini kaydetti.

Uysal, arazi kullanımı, yapılaşma deseni, ulaşım imkânları ve altyapının birlikte değerlendirilerek yerleşim bazlı yangın risk analizlerinin yapılması ve bu analizlere göre koruma mesafeleri ile yapılaşma standartlarının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Yangın anında tek ulaşım yoluna sahip yerleşimlerin mahsur kalma riski taşıdığına değinilen söyleşide, alternatif tahliye güzergâhları ve acil durum planlarının önceden hazırlanmasının, su kaynakları ile müdahale kapasitelerinin haritalandırılmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Söyleşi, katılımcıların Altınoluk, Küçükkuyu ve Edremit Körfezi’ndeki imar kararları, elektrik altyapısı ve yangına hazırlık konularındaki sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu