
CHP’li Gürsel Tekin: “Seçim Kurulu’na soruyorum; bu mühür, karar defteri kimde. Bizde”
Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, “Seçim Kurulu’na soruyorum; bu mühür değil mi? Bu mühür kimde şimdi? Karar defteri kimde? Bizde. Buna rağmen avukat arkadaşlarımıza dedim ki o zaman çekilelim. Bu sefer de ’siz bırakırsanız baroya dönecek’ dediler. Biz baroya dönmesine izin verir miyiz? Şu an bizler bir an önce savaş meydanlarında kurulmuş partimizin, adliye koridorlarında konuşulmaması için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız” dedi.
Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, Şişli’deki bir mekanda partisinin ilçe teşkilatı ve basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündemdeki bazı konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Tekin, 2012 yılından beri yol arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’nin gerçek gündemiyle ilgili olağanüstü çaba gösterdiklerini belirterek, Gülistan Doku’nun kaybolması ve Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin faillerin bulunmasını diledi. Tekin, tersine göç yapmak isteyenlerin taşınma sırasındaki nakliye masraflarının dahi yüz binlerce lirayı bulduğunu söyledi.
Uyuşturucu bağımlılığının Türkiye için beka meselesi olduğunu kaydeden Tekin, “Bugün uyuşturucu meselesini kendimize dert etmezsek yarın hiçbirimizin can güvenliği olmayacak” dedi.
Türkiye’de ve özellikle İstanbul’da imar sorunu yaşandığını savunan Tekin, “İmar çeteleri çok kudretlidir, kudretlerinin yetmediği bir şey yoktur. O parti bu parti diye söylemiyorum. Yazık günah değil mi? Bir tarafta şatafatlar yaşanırken diğer tarafta 38-40 milyon insan sosyal yardım kuyruğunda bekler mi?” diye konuştu.
“CHP belediyelerinde olumsuzluk varsa hiç kimse bu olumsuzluğu onaylayamaz”
Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tekin, CHP’ye yönelik yolsuzluk operasyonları hakkında “86 milyonluk bir ülkeyiz, hepimiz birbirimizi çok iyi biliyoruz. Bütün illere, ilçelere baktığınızda o ilinizdeki, ilçenizdeki siyasetçilerin mal varlığı değişimleri görüyorsunuz. O parti bu parti diye ayırmıyorum. Bütün bunları yaparken bir tarafı görmezden gelirseniz, imar çeteleriyle mücadele etmezseniz, CHP belediyelerinde olumsuzluk varsa hiç kimse bu olumsuzluğu onaylayamaz. Çokça arkadaşlarımız da maalesef bu sürecin kurbanı oldu. Yanlışlar, doğrular inşallah önümüzdeki süreçte çıkacak” diye konuştu.
“CHP’ye üye olmak bir imzayla olacak şey değildir”
Tekin, “Son günlerde CHP’de bin 680’e yakın kişi ihraç edildi. Uşak Belediye Başkanının hala ihraç edilmemesi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gazetecileri hedef alarak açıklamalar yapması hakkında ne söyleyeceksiniz?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Bin 680 arkadaşımız için bunlar bir şeref madalyasıdır, hiç sorun yok. CHP’ye üye olmak bir imzayla olacak şey değildir. CHP’nin kahraman genel başkanı İsmet İnönü CHP üyesi değildi. Sayın Bülent Ecevit CHP üyesi değildi. Siz onu içinizde hissedeceksiniz. CHP’de itiraz kültürü vardır, itaat ederseniz kışlaya dönersiniz, biz kışla değiliz. Kurucu liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ’Yanlışa itiraz edeceksiniz’ demiştir. Zaman zaman itirazlarımız çeşitli arkadaşlarımızın hoşuna gitmeyebilir ama sayın genel başkana şunu da hatırlatmak istiyorum, Barış Yarkadaş sadece CHP milletvekili değil, şehit olan CHP’li bir babanın çocuğudur. İnşallah önümüzdeki günlerde arkadaşlarımızın tamamının rozetini hep birlikte takacağız.”
“CHP’nin ağırlığı reyle ölçülecek bir parti değildir”
“Ara seçim” konusunun gündemde olduğunu kaydeden Tekin, “CHP’nin ağırlığı reyle ölçülecek bir parti değildir. Daha farklı kararlar, önleyici kararlar alınabilirdi. Arkadaşlarımız süreçte sürekli farklı yöntemler uyguladılar. ’Ara seçim’ dediğiniz, istifa edecek milletvekili sayınız kadar seçim olacak demek. Yani seçim yapıldığı zaman sizin dışınızdaki siyasi partiler de payını alacak. 20 kişiyi istifa ettirdiğinizde 40 kişiyle gelmiyorsunuz, 13-14 milletvekiliyle döneceksiniz. Bunun çok caydırıcı bir yöntem olduğunu zannetmiyorum. Keşke bize de sorulsaydı” şeklinde konuştu.
Tekin, CHP İl Başkanlığı’ndaki son durumun sorulması üzerine, mahkeme kararlarını ve yazışmaları basın mensuplarına göstererek, “Savaş meydanlarında kurulan partimizin adliye koridorlarında konuşulmaması için üstümüze düşen ne varsa yapmaya hazırız. Sayın genel başkanımız keşke 5 dakika benimle konuşmuş olsaydı. Sayın Özgür Özel’in iyi bildiği bir şey var, ben sayın Kılıçdaroğlu döneminde de yanlışlara itiraz etmiş bir insanım. Bu itirazları yaptığım için kendisine özgür diyen medyanın ilk işi beni yayınlara çıkarmamak oldu. Biz yayın fukarası falan değiliz. Aziz İhsan Aktaş’ın iş ortaklarını yayınınıza çıkardınız, bize ’Bu namussuzlar.’ dediler.” ifadelerini kullandı.
Tekin, “Bizim tek derdimiz var, baba ocağını tertemiz bırakmak. Baba ocağı konusunda tabanımızın bir kaygısı yok. 81 ildeki gerçek CHP’liler bizim yanımızda, ne kadar doğru bir iş yaptığımızı biliyorlar. Tek derdimiz var gelin bu sorunları çözelim. Kısacası sorun bizden kaynaklı değil.” değerlendirmesinde bulundu.
CHP İl Başkanlığı yönetimini bırakırlarsa yerlerine başkalarının geleceğini söyleyen Tekin, “Biz kayyum değiliz ama gerçek kayyum gelir o zaman. Seçim Kurulu’na soruyorum; Bu mühür değil mi ? Bu mühür kimde şimdi? Karar defteri kimde? Bizde. Buna rağmen avukat arkadaşlarımıza dedim ki o zaman çekilelim. Bu sefer de siz bırakırsanız baroya dönecek dediler. Biz baroya dönmesine izin verir miyiz? Şu an bizler bir an önce savaş meydanlarında kurulmuş partimizin, adliye koridorlarında konuşulmaması için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız” dedi.



